Playstation 3XBox 360Nintendo Wii  
Arşiv Video Ekran Görüntüleri Makaleler Oyunlar Hileler Dosyalar Forum
   GENEL
  Ana sayfa
  Forum
  Arşiv
   BÖLÜMLER
  Dosyalar
  Bloglar
  Video
  Oyunlar
  Makaleler
  Hileler
  Pek Yakında
  Popüler Oyunlar
  Ekran Görüntüleri
   SITE
  Linkler
  Sayfalar
  Üyeler
  Firma Listesi
  İmza İstatistikleri
64 gün önce
site artık güncellenmiyor mu?
72 gün önce
fragturk: selo@playstation3.web.tr msn ekle
104 gün önce
Merhaba ben yetkili kişi ile iletişim kurmak istiyorum ne yapmam lazım
117 gün önce
winingeleven ps3 2008
143 gün önce
Çıkış tarihlerini düzelttim galiba yaw...
181 gün önce
Cok uzun mesajlar yazmayin arkadaslar goruntulenemiyor
183 gün önce
190 gün önce
unreal istiyoruuum

Shoutboxa yazmak için giriş yapmalısınız.

Ana Sayfa » Articles Send this page to a friend
Transformers: The Game inceleme
Şu kişi tarafından gönderildi: Darkmos, 251 gün önce 13/11 14:13

Güya hafta sonu hep uyuyacağım diye içimden geçirirdim. Ama çizgi filmler beni uykumdan eder sabah uyanırdım. Hafta sonları erken kalkıp, doğruca salona koşup, televizyon başına çakılmamın sebebi bu çizgi filmlerdi. Şimdi hatırladıkça o günlerin ne kadar güzel ve zevkli olduğu aklıma geliyor. Özellikle Robotech, Transformers ve G.I. Joe’nun hastasıydım. Transformers’ın ve G.I. Joe’ların oyuncakları satılmaktaydı. Birçok oyuncaklarını almıştım halende saklarım. Transformers’ların çeşitli araçlardan robotlara dönüşmesi çok cezp edici bir özellikti. Sırf bu yüzden bile Transformers’ların oyuncakları bana hep en çekici gelmişti. Dinobot’ların hastasıydım. Kısa kesip asıl saadete gelelim. Gelgit zaman aradan yıllar geçti. Bir fenomen olarak Transformers çoğu kişinin çocukluk anılarında yer aldı. Efsane çizgi filmler arasındaki yerini de almış oldu.

Beyaz perdeden dijital ortama

Günümüzde artık ünlü olmuş dizi, çizgi film, oyun, kitap vs… genelde beyaz perdeye aktarılmaya başlandı. Haliyle yıllar önce gerçekten bir kült haline gelmiş çizgi film, dizi, kitap vs… haliyle sinemada görmek kaçınılmaz oldu. Bundan son olarak Transformers da nasibini aldı. Bizi asıl bağlayan nokta artık birçok filmde yan ürün olarak filmlerin oyunları ilgilendiriyor. Transformers’ın filmiyle beraber konsol ve PC platformlarında oyunu da piyasaya sürüldü. Genel olarak dizi veya film oyunları üstünde pek uğraşılmaz. Fazla özen gösterilmeden üstünden geçip gidilir. Bu yüzden "Film oyunları kötüdür" diye genel bir kural geçerlidir. İstisnalar hariç genelde bu kuralın bozulduğunu pek göremedim. Çocukluğumun efsanesi Transformers’ın oyunu bakalım bunu ne kadar etkileyebilecek?

Bu aralar PC’den daha çok Xbox 360 ve Playstation 3 başında zaman geçirmek daha çok hoşuma gitmeye başladı. Özellikle yoğun geçen bir ders trafiğinden sonra oyunlarla biraz stres atmak rahatlatıcı oluyor. Transformers’ın elime geçen versiyonu Playstation 3’e ait olanı. Resistance - Fall of Man’nin arkasından Transformers’ı denedim. Oyunumuz filmle aynı paralelde gidiyor. Gerçi çoğu kişi filmi izlemiştir. Eğer izlemeyen de varsa direk gitsin izlesin derim. Sonuçta burada kült bir çizgi filmin beyaz perde projesi var. Kesinlikle tavsiye ederim. Kısaca konudan bahsedelim. Ortada bir adet alet var bu aletin özelliği mekanik cihazlara hayat verebilmesidir. Gel zaman git zaman bu alet Cybertron’dan kaçırılmak istenirken Dünya’ya düşer. Bu aleti Dünya’da bulabilmek için Sam Withwicky’de bulunan dedesinden kalma eşya anahtar vazifesi görmektedir. Deception’lar Megatron önderliğinde canlandırıcı cihazi bulmak için Dünya’ya gelir. Autobot’larda insanlara yardım ederek Deception’ları durdurmak için büyük bir mücadeleye girişilir.

İki farklı taraf ve ezeli düşmanlık

Yapıma girdiğimiz zaman Autobot’ları veya Deception’ları seçebiliyoruz. Autobot’lar filmin hikayesiyle bir giderken, Deception’ları seçersek kötü tarafta neler oldu bitti tarzında konuyu görebiliriz. Aslında amacımız aynı Autobot’lar şu ünlü can veren cihazı yok edip ondan kurtulmak derdinde, Deception’lar ise cihazı bulup hükmetme derdinde. İki taraftan birini seçip oyuna girdiğimiz zaman kendimizi büyük bir haritada buluyoruz. Kocaman şehirde istediğimiz gibi oraya buraya gitme imkanımız var. Yapımda ilk dikkat çeken şey robot karakterlerin modellemeleri. Gerçekten Deception olsun veya Autobot’lar olsun modellemeler güzel yapılmış. Ayrıntıları görebilir ve ayırt edebilirsiniz. Oyun bu konuda ilk artı puanını alıyor. Özellikle araçtan robota dönüşümdeki animasyon oldukça hoş. Modellemeler gerçekten etkileyici de olsa aynı etki çevre için pek geçerli değil. Dokular biraz biçimsiz ve robotların modellemelerinde gösterilen özenin birazı çevrede pek bulamadım. Böylesi güzel modellemelere göre çevre kaplamaları ve diğer görsellik arkadan takip ediyor. Aslında üstünde daha uğraşılıp biraz daha iyi olması sağlanabilirmiş. Ama kötü değiller sadece daha iyi olmasını beklerdim. Bunlarla beraber efektler gözüme hoş geldi. Işık oyunları basit bir şekilde yapılsa da etkili olmuş. Bakıldığı zaman ilgi çekiyor.

Sesler konusuna filmdekiler el atmış. Seslendirmeler iyi fena değil. Bazı yerlerde olan bir iki eksik dışında genelde kötü durmuyorlar. Aynı şekilde ses efektleri de fena değil. Hiç değilse üstünden geçilip gidilmemiş. Kendilerini kulaklarda belli ediyorlar.

Basit ve sadelik

Yapım aslında oynanış bakımından oldukça kolay. Yapmamız gerekenler haritada yeşil notayla gösteriliyor ve buraya gidip görevimizi yapıyoruz. Görevi yaptığımızda görev yeri sarı hale geliyor ve ana hikayenin ilerleyişi sağlanıyor. Görevler aslında klasik olarak tabir edebileceğimiz cinsten. Buraya git şunu koru, bunu yok et, burada kal bekçilik yap vs… gibi daha önce oynadığımız çoğu oyunda karşımıza çıkan aksiyondan ibaretler. İlk zamanlar görevler zevkli gelse de bir süre sonra sıkabilir. Bu konu için yapımcılar yan görevler düşünmüşler. Yan görevleri istersek ana senaryoya bağlı kalmadan yapabiliriz. Ancak yan görevlerin çok da doyurucu olduğunu söyleyemeyeceğim. Bize artı olarak kazandırdıkları puanlarla bonusların açılmasını sağlıyorlar. Bu bonuslar içinde filmle filan ilgili görüntüler vs… bulunuyor. Bitirdiğimiz görevleri yeniden yapabiliriz. Görevleri yapıp bölümleri geçtikçe farklı robotların da kontrolünü alabiliyoruz.

Oyunun dövüş kısmı kolay. Yapmamız gereken karşımıza çıkan rakipleri bir güzel pataklamak. Bunu yaparken ister silahlarımızı istersek yumruklarımızı veya olmadı çevreyi kullanabiliriz. Evet çevre demişken çevrede bulunan materyalleri kullanma imkanımız var. Silaha veya yumruklara gerek kalmadan yanı başınızdaki ağacı yerinden söküp rakibinize saldırabilirsiniz. Karar size kalmış. Çevre sadece kullanılmakla kalmıyor aynı şekilde çok güzel zarar da görüyor. Rakip robotla dövüştüğünüz zaman binalar yıkılıyor, asfalt çatlıyor. Bu atmosferin daha etkileyici olmasını sağlıyor. Son yıllardaki oyunlarda zaten fizik etkileşimi olması gereken unsurlardan oldu. Artık kırılmayan vazo gibi örnekler gerçekten atmosferi baltalayan unsurlardan olmaya başladı. Eskiden kabul edilebilirdi, ama gelişen donanım ve yazılım sayesinde artık istenmemeye başladı.

Sonuç böyle olur

Autobot veya Deception olsun alternatif yollardan oraya buraya gitmek gerçekten eğlenceli. İsterseniz robot olarak dağ bayır demeden tırmanın dümdüz gidin veya araç olup keyfini çıkarta çıkarta gidebilirsiniz. Özellikle Autobot olarak trafikte daraldığınız zaman robot olup, bina tepelerinden King Kong’çuluk oynamak zevkli oluyor. Binaların üstüne tırmanma imkanımız var. Hatta üstlerine tırmandığımız zaman bonus bulabiliyoruz. Ancak bundan öte başka bir şeye yaramıyor. Zaten görev bile yaparken bina tepesine tırmanma işi gerekli olarak birkaç kere yapılabiliyor. Kontroller aslında kolay. Robotunuzu oraya buraya götürüp getirmede sorun yok. Tek sorun Deception’ları uçarken kontrol etmek biraz zorlayabiliyor. Ama zamanla eliniz alıştıkça kontrolü kavrıyorsunuz. Bunun dışında başka bir eksik göremedim.

PS3’te herhangi bir Frame Rate düşüşüne ben rast gelmedim. Oyunu konsola adapte edip çıkarmışlar. Ama PS3’ün gücünü ortaya koyabilen bir yapım değil. Transformers’ın oyunu şu haliyle sadece bir alternatif olarak kalıyor. PS3’te çok oyun yokken eğer paranız varsa alıp oynayabilirsiniz. Yoksa Transformers olmadan da yola devam edebilirsiniz diyebilirim. Next-Gen olmasa da fena olmayan grafikleri, aksiyonu, çevresel etkileşimiyle Transformers kendince yeterli bir oyun olmuş.

 Alıntı:Merlinin Kazanı


Puan: 3.3, oy: 4
 
Yorumlar
Kurallar
1. Küfür etmek yasaktır.
2. Aynı mesajı tekrar tekrar atmak yasaktır.

Misafir olarak yorum yapamazsınız. Lütfen kayıt olunuz yada giriş yapınız.
 
 Fantastic Four: Rise of the Silver Surfer
Eklendiği tarih:  15 Sep, 2007 14:33
Yazar:  Darkmos
Görüntüleme:  172
PES 2008 yeni hareketler 234 gün önce
Stuntman Ignition 235 gün önce
Ninja Gaiden Sigma 235 gün önce
G.R.A.W. 2 235 gün önce
GTA IV 235 gün önce
Fight Night Round 3 235 gün önce
Grand Theft Auto IV 249 gün önce
FIFA 08 250 gün önce
Fantastic Four: Rise of the Silv... 250 gün önce
Ninja Gaiden Sigma İnceleme 250 gün önce
1
PES 2008 yeni hareketler
Görüntüleme:
6,839
2
Grand Theft Auto IV
Görüntüleme:
723
3
GTA IV
Görüntüleme:
563
4
Stuntman Ignition
Görüntüleme:
448
5
G.R.A.W. 2
Görüntüleme:
380
6
FIFA 08
Görüntüleme:
337
7
Ninja Gaiden Sigma İnceleme
Görüntüleme:
332
8
Transformers: The Game inceleme
Görüntüleme:
295
9
Fight Night Round 3
Görüntüleme:
257
10
Ninja Gaiden Sigma
Görüntüleme:
246
Ana Sayfa | Çevirimiçi Olanlar | Haber Gönder | Resim Gönder | İletişim | Sayfalar | Bloglar | Forum | Download | Video | RSS Sayfa oluşturma zamanı: 0.128 saniye
Powered by CustomCMS v4, © 2006 Erik Hillis. Popüler oyunlar:  The Simpsons | Army of Two | NBA 2K8 | NHL 2K7 | Mafia 2 | College Hoops 2K7 | Earth Defense Force 2017 | Tom Clancy's Splinter Cell Conviction | Street Fighter II Hyper Fighting | Sega Rally Revo